Sagopa Kajmer


    Abluka Alarm-Deniz kızı(Süveyda*09)

    Paylaş

    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 114
    Kayıt tarihi : 06/02/10
    Yaş : 21
    Nerden : İstanbul

    Abluka Alarm-Deniz kızı(Süveyda*09)

    Mesaj  Admin Bir Paz Şub. 07, 2010 8:52 am

    Savaş



    Bilindiği üzere aklım bu imajdan son derece bıkık
    Konu hakkında kimseden duymak istemiyorum tek bi tık
    Hayaller ardından koşmak hayata bilinen bir şık
    Dolayısıyla burda anlatılan benim ve canım sıkık



    Duygusallık çöktüğünde oluşur gözde damla haznesi
    Bu son sayı atamazsan biter oyunun sonuncu perdesi
    Sabret gururum aklımın dibi de göğü de sensin
    Sonbaharda yaprakları dökülen ağaç boyun mu eğsin




    Oyuna sadık kalmalı her oyun ki denge kurulsun
    Kafamdaki bir ateşten dolayı hakkım yenilsin
    Yangın zihnimde varsa inan ellerim buna şahitsin
    Sözler deryasından gönül'e akmak,büyük keyif.




    Deniz mehtabını saklar bizden en sığ koylarda
    Bu şehrin gençleri kaptırmış kendini bir denizkızına
    Onları aldatıp kaybolur deniz kızı aniden
    Gök feryada durur ve insan kaçar Karadeniz'den




    Vuku bulur beden fakat çabucak kaybolur vakit
    Toprak üstü örtecek ve cepte kalmayacak nakit
    Herhanginiz hangi şeyi harbi yoldan yaptıysa
    Geride kalmasın gözünüz ruhunuz refahta




    Bir gün bekler mi bizi umut sahiden bu sahilde
    Gözlerim kapalı bir hediye gelecek mi bana aniden
    Sanat kor ateş harlarım onu közken acilen
    Beni mahrum etme sakın sıcaklığın çok sevecen




    Nakarat




    Rüzgarın Sesiyle beslenen bir çocuk bense yurdun
    Oğlum anlamazsın önde gider hep gururun
    İnat bir aşkın peşinden sürüklenir bu gövden
    Toprak seni içten içe, kendine çeker ya




    Leadri




    Şair diyor bırakıver gel ardına bir gün dön geri
    Yarını,geçmişi,öfkeni,sevgini sil her şeyi
    Sözler yalanmış insan kararmış rengi yokmuş
    Mutluluk sürgünmüş olsun gönlüm razı değil inan ki




    Gerçek şu ki gelen gider geri kalanla avunurum ben
    Oluru neyse olsun artık kader kısmet alışığım ben
    Vuslat haktır oku yazılmış ayrılık gibi
    Bakma yazmaz benim lügat, gitti gider dönmez geri




    Eğri doğru yürüdük oğlum vardık işte yolun yarısı
    Lakin bilmem bize kalan ne yalnızlık mı diğer yarısı
    Yarınla arası açık olan da insan göremez önünü
    Şayet bulunamaz ki gerçek çözülemezse hayat düğümü




    Gördüğüm dağlar çok engin ve de rengi karanlıktı
    Işığa muhtaç bir yoldaydım güneş yatmış uykudaydı
    Sararmış cümlelerin yazarı meçhul aşıkları
    Kara kaplı bir romandım bu ilk sayfam ya sonrası..




    Ne umut var sarılacak bak ne de avutacak bir insan
    Ne kadar arif olsan yetmez kâr etmiyor hiç bir lisan
    Dokunsan çıldıracak feryat eder insanlığım
    Ancak yaşanacak bişey yok tozunu kaldır yalnızlığın




    Eriyen hüznün dökülür gözden boşalır sağanak sağanak
    Hasret sorma kurumuş bir yaprak
    Ömrüm geliyor geçiyor bitiyor
    İnsan susamış arıyor
    Bulacak lakin çekiyor toprak




    Nakarat




    Rüzgarın Sesiyle beslenen bir çocuk bense yurdun
    Oğlum anlamazsın önde gider hep gururun
    İnat bir aşkın peşinden sürüklenir bu gövden
    Toprak seni içten içe, kendine çeker ya...

      Forum Saati C.tesi Ara. 03, 2016 4:22 am